28 Ekim 2016 Cuma

RESSAM ÖZLEM AKDAĞ İLE SÖYLEŞİ

RESSAM ÖZLEM AKDAĞ

SÖYLEŞİ

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan Ressam Özlem Akdağ ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatırmısınız

- Hayatta insanların tercihleri, tavırları, duruşları vardır. Ya sıradanlığı seçersiniz  ya da farklılığı. Resim benim kendimi  fark edişim ve farklılığım. Resim yapmanın beni çağıran sesini duyduğumda, bu sese kayıtsız kalamazdım ve şimdi büyük bir aşkla resim yapıyorum.

Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- Yaşadığımız anlar, doğadaki her obje, müzisyen, şair ya da bir ressam için ilham kaynağı olabilir. Bu anlar benim için bir hikayenin başlangıcıdır. Gözlemlerimle oluşturduğum hikayelerimi, imgeler yardımıyla somut figürler yanında bazı figürleri soyutlayarak ve en son renklerin dilini kullanarak tuvalime aktarıyorum. Resimlerimde yağlı boyayı tercih ediyorum.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu

-  Bir süredir kadın teması üzerine çalışmalar yapıyorum. Sanatın ya da sanatçının, toplumdan ve toplumsal olaylardan uzak kalamayacağını düşünüyorum. Bu bazen bir başkaldırı, bazen sevinç, bazen hüzün olarak kişinin sanatına yansıyacaktır. Benim, kadın konusunu seçme nedenimse yazık ki ülkemin kadınının hala ezilen kadın olmasıdır ve beni şu an en derin etkileyen konudur.
Tuvalimde, kadına dair her türlü duyguyu işlemeye çalışıyorum. İlerleyen zamanlarda ise belki bir kuş, belki rüzgar, belki mavi gökyüzü beni etkiler ve bu duyguların izleri tuvalime yansır. Bunu ilerleyen zaman gösterecek.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Yetenekli, sanata dinamizm katabilecek pek çok genç arkadaşımız var; bu çabaların devamlı üretime dönebilmesi için elbette desteğe ihtiyacı var. Galerilerin, koleksiyonerlerin, sanat izleyicisinin bu anlamda gençlere fırsat vermesi ve desteklemesi gerekir. Gereken desteğinse gençlerimize şu anda yeterince sağlanmadığını düşünüyorum.

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz

-  Bana göre sanatımız belli bir kesimin elinde sıkışıp kalmış durumda. Birbirini destekleyen, sanat ortamının gelişmesini sağlayacak düşünce yetersiz. Doğal olarak izleyici de yetersiz.
Yazık ki, hala gelişmeye çalışan bir sanatımız var.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

- Her zaman öğrenmeye ve üretmeye devam edeceğim. Yeni malzeme ve teknikler konusunda araştırma ve uygulamalarımı sürekli kılarak, sanat severlere  sunma çabasında olacağım.

Ulusal Haber - Teşekkür ederiz...

24 Ekim 2016 Pazartesi

RESSAM YAPRAK KURTOĞLU İLE SÖYLEŞİ

RESSAM YAPRAK KURTOĞLU

SÖYLEŞİ

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan Ressam Yaprak Kurtoğlu ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatırmısınız

- Kendimi anlatmak için söyleyeceğim en net ifadeler; coşkulu, heyecanlı, meraklı ve hayatın iyi veya kötü hiç bir anını kaçırmak istemeden yaşamaya çalışırken, kendimi ifade etmek yolunda sanatın en güzel dalı olan resimle tanışmış olmanın mutluluğunu yaşayan bir ruhum

Eserlerinizde alışılmış tarzlardan çok farklı  bir tarz görüyoruz. Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- Aslında bu konu hakkında söyleyecek çok fazla bir detay yok. Renklerle aram çocukluğumdan beri hep çok iyiydi. Baktığım ve gördüğüm her şeyi leke olarak algılıyorum. Resim iç dünyam ve dış dünyamı birleştiren bir dil, dolayısıyla dışa vurumcu bir tutumla her şey kendiliğinden akıp gidiyor.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu

-  Hocamızın bir derste sanat üzerine yaptığımız bir sohbet de "bir tek ölüler ve deliler etkilenmez" dediğini hatırlıyorum. Çok da doğru galiba nefes aldığım sürece dünyada ve ülkemde bu kadar yanlışın ve kötülüğün içinde de delirmez isem işlediğim konularım hep değişkenlik gösterecek.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Bu soruya bütün genç kuşak sanatçı arkadaşlarım gibi yaşadığımız ortak sorunlara değinerek cevap vermek isterim. Galerilerin içinde bulundukları sadece isim yapmış sanatçılarla satış garantili gözle bakılan, temelinde sadece ticari kaygının yattığı bir yaklaşımla varılacak noktanın bir kısır döngü olacağını, oysaki kendilerinin sanatı ve sanatçıyı toplumla buluşturmak ve yaygınlaştırmak gibi misyonları olduğunu unutmamalıdırlar. Sanat yenilenen, gelişen evrensel bir dildir genç kuşak sanatçılara bu doğrultuda daha çok destek olunması gerektiğini düşünüyorum.

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz

-  Türkiye'de sanat ortamı belki de en verimli çağlarından birini yaşıyor. Lakin izleyici ortamı için aynı şeyi düşünmek biraz zor. Süreç bence ters bir orantı içinde.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

- Her şeyden önce paletim ve fırçam hiç kurumayacak. Fakat zamanın getirdiği etkililer ve fırsatlar beni nereye meyil ettirir bunu şimdiden söylemek biraz zor. Ancak resimlerimde kullandığım dışa vurumcu dili devam ettirip geliştirmek hedefindeyim.
Ulusal Haber - Teşekkür ederiz

21 Ekim 2016 Cuma

RESSAM ZAFER DİLEKÇİ İLE SÖYLEŞİ, ULUSAL HABER, KÜLTÜR & SANAT

RESSAM ZAFER DİLEKÇİ

SÖYLEŞİ

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan başarılı Ressam Zafer Dilekçi ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatırmısınız

- Sanat ile tanışmam küçük yaşlarda oldu. En çok mimari yapılar ve karikatür ilgimi çekmişti. Kendimce farklı malzemeler ile denemeler yapmaya başlamıştım. Bu süreç tüm öğrenim hayatım boyunca ilerleyerek devam etti. Sonucunda da bu aşk beni resim okumaya kadar getirdi. Üniversite dönemimde beni en çok heyecanlandıran ve Sanata bakışıma anlam katan katıldığım sergiler ve yarışmalardır.
Yine aynı dönemde önemli karikatür dergilerinde yayınlanan karikatürlerim motivasyonumun hızla artmasına etken oldu. Şu an aynı zamanda bir eğitmen olarak maneviyat ve tecrübelerimi öğrencilerime aktarıyorum. Sanat sürekli üretmeyi, yenilenmeyi ve değişmeyi gerek görüyor. O yüzden sürekli olarak iç ve dış dünyamı sorguluyor, aradığım cevapları sanat yolu ile bulmaya ve vermeye çalışıyorum.

Eserlerinizde alışılmış tarzlardan çok farklı  bir tarz görüyoruz. Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- Geometrik soyutlama resimler yapıyorum. Kompozisyonlarımda insan ve hayvan figürlerini sıklıkla kullanıyorum. Bazı seri çalışmalarımda resimlerimi karikatürsel bir çizgi ile bütünleştiriyorum. Bunların yanı sıra iç ve dış mekânsal perspektif resimlerim de bulunmakta.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu

-  Özellikle işlediğim konular insan merkezli. Gözlemlediğim ve etkisinde kaldığım günlük yaşantılara kompozisyonlarımda sıkça yer vermekteyim.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Kesin bir dille belirtmek isterim ki  gereken önem maalesef verilmiyor. Özellikle galeriler isim yapmış kişilere ağırlık verirken istisna durumlar dışında genç ve isimsiz kişileri tercih etmiyorlar. Oysa ki bir galerinin görevlerinden biride gelecek vaad eden isimlere ağırlık vererek uygun platformlarda değerlendirerek önlerini açmaktır. Ama maalesef bunu yapan çok az kurum var. Bu sebeple de isim yapmış kişiler yanında şansları neredeyse yok gibi. Ticari düşünce ön planda tutulduğu takdirde, isim yapmış kişinin eser satışına garanti ile yaklaşım oldukça, gençlerin önü iyice daralmakta. İsim yapmakta size tanınan ve sunulan imkanlar ile olacağına göre birilerinin artık bunun daha çok farkına varması gerekli diye düşünmekteyim. Zira yaşını almış ve hatta üretimi dahi bitmiş kişilerin bir gün gelecek eserlerine de artık piyasa da ulaşılamayacak. O nedenle gençlerin ve üretimi hızla devam eden kişilerin üstüne daha çok düşmek gerekirken yine diyorum ki bu gerçeğin farkında olan maalesef çok az kurum bulunmakta.

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz
-  Yeterli ve samimi bulmuyorum. Alaylılar, akademisyenler, eğitimciler ve izleyiciler. Felaket... Kendi içlerinde dahi bir ayırım varken ve bütünleşme, dayanışma, birlik olma söz konusu değilken doğal olarak bu durum izleyiciye de geçmekte. Başarının alkışlanamadığı hatta gereken önemin ve değerin verilmediği bir sanat ortamı bulunmakta. İmkanların ve olanakların durumu ise zaten malum ortada.

- Sanatçı kişiliğiniz yanı sıra siz aynı zamanda bir eğitmensiniz. Sanat eğitimi sizce ne durumda

-  Sanat bilinci ve önemi hak ettiği değere sahip olmadığı için, sanat eğitimi de maalesef yeterli durumda değil.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

Bir sanatçının sürekli farklı şeyler denemesi ve hatta malzeme konusunda asla sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Tuvallerimde malzeme çeşitliliğine gitmek istiyorum. Hedefim kavramsal sanat.

Ulusal Haber – KÜLTÜR & SANAT, Teşekkür ederiz


18 Ekim 2016 Salı

HEYKELTRAŞ ŞENOL BORA İLE SÖYLEŞİ (ULUSAL HABER & FUNDA TÜMER)

HEYKELTRAŞ ŞENOL BORA
Heykeltraş Şenol Bora

SÖYLEŞİ

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan başarılı Heykeltraş Şenol Bora ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatır mısınız

- Kendimden bahsetmenin tam mevsimi, kendimden bahsetmeyi sevemesem de.  En çok bu mevsimde üretmek istiyorum, en çok bu dönem yalnız kalmayı seviyorum belki de. Yürümeyi çok seviyorum, insanlar daha samimi sanki. Hayatımda tek vazgeçilmezim taşlar. Çakıl taşıyla mutlu olurum.  Her biri farklı şekilde çakıl taşları. Anlatacak çok şeyim var aslında ama burada bırakmak yeterli.

Eserlerinizde alışılmış tarzlardan çok farklı  bir tarz görüyoruz. Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- Ben yontu geleneğinin ham maddesi mermer olduğuna inanırım. Bundan dolayı taş çalışırım. Mermerde haliyle üslup oturtmak zor. Çünkü yıllarca her şey denendi ve biz kırıntıları kemiriyoruz doğrusu .Başta insan figürleri, sevgiyle sarılan kadın ve erkek figürleri denedim. Bu serimden çok keyif aldım. Belki bir seri daha denerim ilerde. Ardından şekil  itibariyle koç başı figürleri denedim. Türk kültüründe de yeri var. Bu seri çalışmalarım fazlası ile ses getirdi. Seri çalışmayı seviyorum.  Çünkü ürettikçe yeni fikirler birbirini kovalıyor. Yeni projelerimde biraz  taş dışına çıkarak farklı şeylerde denemek istiyorum.  Ama asla bana huzur veren taştan vazgeçemem. Yapı olarak sertte olsa o işleyişi sırasında ve eğer fikir de varsa kafanızda keyifle ilerliyor.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyormu

-  İnsan ruh hali sabit olmadığı ve değişkenlik gösterdiği için dönem dönem benimde çalışmalarımın konuları değişir. Ancak özellikle bir konu seçerim ve o konuda seri çalışmalar yaparım. Bugün bunu yarın şunu yapayım diye bir şey söz konusu olmaz. Türkiye de yaşıyoruz ve her gün yeni bir olay, bir dram, bir mesele oluyor. Dolayısı ile insanı etkiliyor.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Bana göre genç, yaşlı diye bir ayırım olmaz sanatta. Bir mucit 15 yaşında da bir icat yapabilir, 50 yaşında da . Sanattaki bu algı ve ayırımın ticari olduğunu düşünüyorum. Değil sanata ve sanatçıya, biz insana değer verilsin bir konumdayız maalesef. Genç sanatçılara da gelirsek yeteri önem ve imkan verildiğini düşünmüyorum. Hep tırnaklarımız ile kazımak zorundayız.

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz

- Türkiye de gerçek anlamda üreten kişi az sayıda. Diğerleri de boş hayran kitlesine hitab eden kişiler. Gerçek izleyici de bununla orantılı olarak az bir kitle. Ama bizim ülkemizde herkes sanatçı, herkes imam, herkes futbol yorumcusu.  Türkiye de sadece sanat diye direnen küçük bir kitle var. Bu kitle ister üreten, ister izleyici ister ne denirse artık

-  Türkiye de Heykel Sanatı sizce ne durumda

-  Heykel üreten çok az var. Dolayısıyla yine geçmişimizle övüneceğiz. İlhan Koman'lar Şadi Çalık'lar vs ve günümüz en iyi heykeltraşı benim de hocam, yıllarca asistanlığını yaptığım ve heykel anlamında beni en çok heyecanlandıran isim Mehmet Aksoy. Onun kadar üreten ve heykel sevgisi taşıyan kimsede göremedim.
Heykel Sempozyumları oluyor. Ama tam bir fiyasko bana göre. Bir ayda kaç kilo taş kırarsın gibi bir yarış şekli var sanki. Bende mümkün olduğunca takip ediyor ve katılmaya çalışıyorum. Projeler daha üstünde düşünülür ve mekansal algı ile hazırlanırsa daha başarılı olabiliriz.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

-  Plânlarım için taşa başlamadan bir şey söylemem ütopik biraz. Ama  siyasetin bu kadar içimize girdiği ve her gün trajik olayların yaşandığı bir dönemde konularımı biraz bu yönde seçmeyi düşünüyorum. Neler çıkar bende merak ediyorum.

Ulusal Haber - Teşekkür ederiz



11 Ekim 2016 Salı

HEYKELTRAŞ "MÜKREMİN ALTIKARDEŞ" İLE SÖYLEŞİ

HEYKELTRAŞ
MÜKREMİN ALTIKARDEŞ
SÖYLEŞİ
Genç Kuşak Sanatçılarımızdan Heykeltraş Mükremin Altıkardeş ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi:
Biraz kendinizi anlatır mısınız
- Adana doğumluyum. Güzel Sanat Fakültesi Heykel Bölümü mezunuyum. Halen Gazi Üniversitesi'nde yüksek lisansıma devam etmekteyim.
Eserlerinizde alışılmış tarzlardan çok farklı  bir tarz görüyoruz. Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.
- Aslında çok farklı bir tarz denmeyebilir. Eserlerimde kendi gözümde her şeyi, sanat eseri çalışmalarımda değindiğim konu itibarı ıle kullandığım herhangi bir nesneyi, materyali biricikleştirip onu devasal halde sunuyorum. Çalışmalarımı büyük ebatta ve hazır nesne kullanarak yapıyorum.
Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu
- Evet var. Bu dönem kimlik üzerine kavramsal  işler yapıyorum. Dönem dönem davet edildiğim sergilerde belli bir konsept varsa o sergiye göre işler yaptığım da oluyor ama  önceliğim kendi tarzımı ortaya koyup onu yaygınlaştırıp benimsetmek.
Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu
- Evet çok güzel çok dinamik çok hareketli bir dönem ama kendini ifade edemeyen çok arkadaşımız var.  Sıradan bir kursa gidip sanatçı olarak ortada gezen arkadaşlar da bir hayli fazla. Sanatçı olmak bu denli basite indirgenmemeli. O yüzden çok önem verildiği ve galerilerin şans tanıdığı pek söylenemez.
Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz
- Türkiye şuan sanat konusunda dorukta diyebilirim.  Özelliklede İstanbul, Ankara ve İzmir'e baktığımızda bir çok sanat etkinliği görmekteyiz. Ama maalesef galeriler gereklİ özeni göstermiyor. Biraz sanatçı destekli olmalarını ticari olarak bakılmaması gerektiğini düşünüyorum. Kalite arttırılırsa izleyici kitlesinin de ona uyumlu olacağı kanaatindeyim.
Heykel sanatı sizce ülkemizde ne durumda
- Heykel şuan bana göre halen emekleyip düşen bir bebek gibi.  Artık o eskisi gibi anıt heykeller yapılmıyor. Etrafta anıt heykel yada heykel göremiyoruz. Olanlar da kaldırılıyor. Sadece galeri mekanlarında heykel görmekteyiz maalesef
İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.
- İlerisi için öncelikle akademik eğitimimi en sonuna kadar tamamlayıp (tabi ki eğitim hiç bitmez) en iyi yerlerde en iyi sanatçılarla kendimi tanıtıp sanatımı icraat etmek istiyorum
Ulusal Haber - Teşekkür ederiz

4 Ekim 2016 Salı

SERGİLER ve AÇILIŞLAR - Funda TÜMER, Ressam & Küratör

SERGİLER ve AÇILIŞLAR
Funda TÜMER
Sanatçı ve Küratör için bir serginin açılışı çok önemli ve değerlidir.
En fazla 2-3 saat kadar süren açılış günü sanatçının eserlerini sunduğu gün olmaktan öte bir anlam taşır.
Sanatçının ziyarete gelen sanatseverler ile buluştuğu, birebir iletişim kurabildiği, olumlu olumsuz her tür eleştiriyi bizzat alabildiği ve cevap verebildiği ama en çok da değerli hissettiği gündür.
Yılların emeğinin yanı sıra eserlerinde yaşanmışlıkları, düşünceleri, duyguları, yorumu, bakış açısı gibi en derin birikimleri vardır. Eserlerinin satın alınması, değer bilecek bir sahibe ulaşmasının yanı sıra, sergileyerek geniş kitlelere ulaştırmak bir sanatçı için en büyük gururdur.
2-3 saatten ibaret sanılan serginin çok büyük ve emek verilmiş bir hazırlık aşaması vardır.
Sanatçının verdiği emeğin yanında, çalıştığı küratöründe ciddi bir emeği bulunmaktadır. Aylar öncesinden başlayan bir hazırlık vardır. Konsept çalışması, eserlerin seçimi ve sunumu, salondaki düzen, serginin ismi, metinlerinin yazımı, görsel materyallerin tasarımı, hatta basın duyurusunun ve haberlerinin nasıl yapılacağından tutunda işinin ehli gerçek bir küratör verilecek kokteyl menüsüne kadar akıla gelebilecek her detayı en ince ayrıntısına kadar düşünerek ve planlayarak hazırlar.
Açılış günü bütün bu emeklerden ötürü çok önemlidir. Kalabalık bir kitleyi ağırlamak kadar güzel bir duygu yoktur o an sanatçı ve küratör için. Emeklerinin karşılığını almanın gurur ve mutluluğu bütün yorgunluklarına değmişdir o anda.
Toplumda bir kazanımdır sanat ve sanatçı. 
Bu kazanımda bir köprüdür küratör, sanat kurumu ve galeri.
Bu nedenler ile bir sergi ve açılışı çok büyük önem taşımaktadır. Salonun hangi semtte nerede olduğunun önemi yoktur. Bu büyük emeği görmek ve paylaşmak isteyen için her yer ulaşılabilirdir. Paylaşmak için lütfen sergileri, sanatçıları ve her türlü sanat projelerini takip edelim. Unutmayalım ki güzellikler paylaşıldıkça büyür ve anlam kazanır.